Ünlü Sözleri

Özdemir Asaf Sözleri

Özdemir Asaf sözleri ve Özdemir Asaf şiirleri başlamadan önce bu önemli şairi tanıyalım. Cumhuriyet dönemi Türk şairlerden olan Özdemir Asaf 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Ülkemizin en önemli şairlerinden olan Özdemir Asaf’a ait sözler, şiirleri okurlarımız için paylaşıyoruz. Özdemir Asaf batı şiiri ve geleneksel Türk şiirinden yararlanarak verdiği bileşim sanatını zenginleştirip geliştirmiştir.

Ölebilirim bu genç yaşımda,
En güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.
Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda,
Sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

Özdemir Asaf Şiirleri genelde ikililikler ve dörtlüklerden oluşur. Kısa fakat yoğun bir söyleyiş özelliği dikkati çeker.

Tutkuların evinde savaş kırıkları var;
Kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var.
Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde,
Anı kuyularının suskun çığlıkları var. Özdemir Asaf

Duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlama şiirine egemen olan öğelerdir.

Bilemiyorum insanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler,
Gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar. Özdemir Asaf

Çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bırakmıştır.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Şiirde bir anlam ve bir görüşün yansıtılması gerektiğine inanmıştır.

Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç.
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir.
Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir.
Ve sevecekse sevilen; O hayat her şeye bedeldir.

Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz.
Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.

Ben sana hep üşüyordum,
Çünkü kıştım.
Nakıştım, bakıştım…
İnkar etmiyorum da bunu..
Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım..
Ve lütfen inkar etme
Sana en çok, ben yakıştım.

Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.

Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.

Kendine gel! Seni orada bekliyorum.

İki seçeneğin var; ya kal, ya gitme!

Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!

Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.

Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…

Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.

Gelmesen önemli değil,
Gelsen önemli olurdu.

Her korkan kaçmaz,
Ama her kaçan, korkaktır.

Boşuna yorulma gönül,
Sadece sevmek yetmiyor.

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.

Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.

Yalnızlık dışarıdan gelmez, insanın içindedir.

Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.

Oysa ne çok ağladım ben tek damla yaş dökmeden.

Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

Sil ağzının kenarını,
Yine gülüşünden cennet akıyor…

Ben gülüşüne öldüm,
O ölüşüme güldü.
Farklıydık işte.

Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

Yalnızlık paylaşılmaz;
Paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.

Tek kişilik miydi ki bu şehir,
Sen gidince bomboş kaldı.

Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

Herkes fazlasıyla sevmiş,
Ben eksikleriyle de sevdim oysa.

Ne zaman imkansızı seversen,
İşte o zaman gerçek seversin.

Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?

Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?

Güçlü olmanın türlü yolları vardır, dürüst olmanın bir tek.

Ben ölseydim, o belki ağlardı.
Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm.

Sevilenin yanlışı görünmez,
Sevilmeyenin görüntüsü yanlıştır.

Yine de beddua edemem sana,
Allah ne mutluluğun varsa versin.

Aşk adında ne bir kadın gördüm ne de bir erkek. Bu korku neden?

Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.

Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.

Sus be yüreğim,
Ben de biliyorum özlediğimi;
Susta bilmesin özlendiğini..

Bir kez geçer, bir insan bir karşı’ya,
Ondan sonra artık her şey karşı’dır.

İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek,
Yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

Bir zamanlar senin çirkinliklerin de güzeldi,
Şimdi güzelliklerin bile çirkin.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri?
Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, Sersem.
Beni seni beklerken ölmem ki beklersem.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri,
Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Sen.
Pardon “siz” demeliydim.
Siz kaç yüzlüydünüz?
Ben yanlışlıkla hangisini sevdim?

İnsansız adalet olmaz… Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.

Yaşamak için bırakılmış bir yön baktım, yoktu.
Ben direnmek için elimden geleni yaptım.

Dost gerçekleri.
Düşman işine geleni.
Deli ağzına geleni.
Aşık içinden geçeni söylermiş.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi.
Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…

Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu.
Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.

“Ben” kattım sana biraz,
Öyle sevdim seni..
Çünkü sen de bensiz;
O kadar güzel değilsin hani..

İnsan parasını kaybedince fakir,
Özgürlüğünü kaybedince esir,
Aşkını kaybedince şair olurmuş.

İyi geceler canım derdin.
Gecenin iyiliğinden çok,
Canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Benimle ömür geçer mi ki dedim.
Senle geçirmeye ömür yeter mi? dedi.
İşte bu bana bir ömür yetti.

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler,
Gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.

Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben.
Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen

Bekle dedi, bekle dedi gitti ben beklemedim, o da gelmedi.
Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.

Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.

Unutsun beni demişsin, bu bana imkansız geliyor.
Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum.
Söndürmek istedikçe sana yanıyorum.
Yenildim işte! Yine de seviyorum.

Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi.
Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.

Sana bir şiirler olmuş sevgilim.
Yüzün gözün söz içinde.
Hangi imla kitabına baksam,
Ben den ayrı yazılıyorsun.

Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi…
Öleceğini bile bile yaşadığının unutmuştu o ama, bozmadım…

Beni benden çıkardınız beni benden aldınız.
Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız.
Kendime dönmeye artık çok geç.

Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor.
Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben.
Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.

Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil.
Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…

İnsanın zamanı varsa, her şeyin gelmesini beklemeye mecburdur.
Her şeyi varsa eğer; Zamanın geçmesini beklemeye mahkumdur.

Yanına kadar koştuktan sonra,
Bir adım daha atamayacaksan eğer;
Oraya kadar sakın koşma.
Sana değil, bekleyene yazık olur.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu…
Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

İlgili Sözler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı